ANASAYFA   İLETİŞİM   ENG

 
 
   
 
 
 
 

+ Kavramsal Çerçeve

+ Paranın Cinleri          Murathan Mungan

+ Mardin Abra Kadabra Diyebilecek mi ?                   Esra Aliçavuşoğlu

Kavramsal Çerçeve
 
"Kent bir kitaptır..." Victor Hugo
"Mimarlık, bütün çevrenin görünür kılınmış biçimidir." Suzanne Langer"

Kentler bugün çok önemli göstergelerdir.İşaretlerle örülü… Bizi bize anlatan.

Mardin Bienali başlığını, sihirli bir çağrıdan alıyor: Abrakadabra…Sihirin yolunda gitmesi için kullanılan kelime, bienal için küçük bir değişikliğe uğruyor: Abbarakadabra oluyor.

Abbara, Mardin'de hem ev hem de sokağa geçit veren binlerce yıllık mimari yapılara verilen ad. Abbara'lar, modern hayat yokken modern hayata dair sözü ve önerisi olan yapıların ta kendileri... Her bir Abbara bu yüzden önemli bir sosyolojik, mimari ve felsefi öneriyi içeriyor. Dolayısıyla projenin açılış cümlesi abbara'nın kendisi, kentin yüzyıllarca öncesinde görmezden geldiği kamusal ve özel arasındaki diyalektiğe vurgu yaparak bugünü daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Kamusal alanla, özel alanların sınırının belirsizleştiği günümüzde abbaralar, yüzyıllar öncesinden bir haberci adeta…Özel alanla kamusal alanın bir birleşimi olan abbaralar bugüne ilişkin önemli bir öneriye sahip. Abbaraların altı kamusal alansa, üst tarafı özel alanı içeriyor. Ev ile evin dışı büyük bir müzakere içinde…

Bienal, abbarakadabra diyerek, Mardin mucizesini devreye sokuyor. Sihirden faydalanıyor. Böylelikle tarihi kent Mardin’le , bugünün moderleşen Mardin'ini bir araya getiriyor. Sanatçılar kente yayılacak eserleriyle Mardin’de bir dönüşüm yaparak yeni sihirler elde ediyor, yani kentin geçmişinden hareketle bir bugün yaratmayı deniyor.Ve bu sergi adeta bir roman gibi okunmayı bekliyor.

Bu sergi konseptiyle, Mardin kentine özgü tüm elemanları bünyesinde toplayarak kent kavramının eski ve yeni tanımlara dair çoğulcu bir söylemler serisi yaratmayı amaçlıyor. Tarihi kent Mardin'in özelliklerine bakarak yeni imkanlar yaratma endişesi taşıyor. Mardin kentine özgü hem özel hem de kamusal hayatları birlikte temsil etme imkanı taşıyan geleneksel bir model olan Abbarakadabra, sergi katılımcılarına, çağdaş sanat aracılığıyla günün ve geçmişin kentlerine ilişkin gündelik hayat pratikleri ve kavramlarını sorgulama imkanı veriyor.

Mardin gibi onlarca uygarlığın beşiği olmuş, aslında kendisiyle birlikte geçmişten getirdiği onca imgeye ev sahipliği yapan kentin modernleşme sürecindeki karmaşık dinamizmlerinin izlerini sürmeyi hedefliyor. Tarihe karşı ve tarihle birlikte bir şimdi yaratmanın olasılıklarını gözden geçiriyor.

Öte yandan Mardin’deki çoğulcu inanç tablosundan hareketle kutsal hayat ve modern hayat ilişkisini ele alıyor. Sergide yer alan yapıtlar, Mardin kentinin kendisini tarihiyle ve şimdisiyle birer mekan gibi düşünerek bu imge ve gerçek mekanlar içinde/ üzerinde ya da arasında olanlara yeniden bakmayı öneriyor. Bu bakış, kamusal ve özel, kişisel ve toplumsal, geçmiş ve gelecek gibi kavramları gözden geçirmeyi gerektirirken Mardin kentini farklı ölçek ve bağlamlarda yine imgeler aracılığıyla kurgulamaya imkan tanıyor. Böylelikle, küreselleşmeye tüm kentlerin birbirine benzeştiği günümüzde,hala kendine özgü kalmayı başarabilen Mardin’in bilinmeyen kullanılmamış yerel kaynaklarını harekete geçirerek, ulusla arası arenada kolay algılanacak bir kelime oyunuyla abrakadabra yerine abbarakadabra diyerek hem ulusla arası dünyaya, hem de lokal olan abbaralara ve dolayısıyla kentin kendisine dikkat çekiliyor.

Bienal konusuyla ve kolay söylenen adıyla Mardin’in uluslararası zihinlerde ve sanat haritalarında yerini almasına ve tıpkı İstanbul Bienalinin gerçekleştirdiği gibi Mardin’in de hızla tanınmasında ve değerlerinin keşfedilmesinde önemli bir role sahip olacaktır…

 

Copyright © 2010 Mardin Bienali.Her hakkı saklıdır.